Makaleler

Bu bölümde yer alan makaleler:

 

  • Ceza Muhakemesinde İstinaf

 

  • Kişisel Verilerin Korunması, Başvuru ve Şikayet Yolları

 

  • Basit Yargılama Usulü Hakkında Bilgi Notları

 

  • Seri Muhakeme Usulü Hakkında Bilgi Notları

 

_____________________________________________________________________________________________

 

CEZA MUHAKEMESİNDE İSTİNAF

 

Mevzuat

  1. 5271 sayılı CMK md. 272 ila 285 arası
  2. 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun

 

İstinaf Nedir?

 

İstinaf, ilk derece mahkemesinin verdiği son kararın, üst dereceli mahkeme olan bölge adliye mahkemesi tarafından hem maddi (sabit olup olmaması) hem de hukuka aykırılık yönünden yeniden incelenmesini sağlayan bir kanun yoludur. Adeta ikinci bir yargılama olan istinafın öncelikli amacı, ilk derece mahkemesince verilen kararı yeniden gözden geçirmektir. Temyizden farklı olarak istinafta, son kararın ortadan kaldırılması ve yeni bir nihai karar verilmesi söz konusudur.

 

İstinaf Yolu Açık Hükümler

 

İlk derece mahkemelerinden (ağır ceza, asliye ceza vb.) verilen hükümlere (beraat, mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı, güvenlik tedbiri, davanın reddi, düşme, görevsizlik, müsadere) karşı istinaf yoluna başvurulabilir.

 

Hükümden önce verilip hükme etkili olan veya başkaca kanun yolu öngörülmemiş kararlara karşı da hükümle birlikte istinaf yoluna başvurulabilir. Örneğin mahkemenin bir tanığı veya bilirkişiyi dinlemeye yönelik ara karar vermesi ve tanık ifadesi veya bilirkişi raporunun hükmün temel dayanağını oluşturması gibi. Ancak karara karşı itiraz yolu varsa, buna karşı istinafa başvurulamaz.

 

İstinaf Yolu Kapalı Hükümler (Kesin Kararlar)

 

Aşağıda belirtilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulamaz:

 

  1. Hapis cezasından çevrilen adli para cezası hariç, 3.000,00 TL dâhil adli para cezası, 
  2. Üst sınırı 500 günü geçmeyen adli para cezasını gerektiren suçlardan beraat hükmü,
  3. Özel kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümler.

 

Fakat bu kararlar için, CMK’nın 309. maddesine göre kanun yararına bozma yoluna başvurulabilir. Ayrıca 7242 sayılı Kanun ile yapılan düzenleme uyarınca, bu tür kesin hükümler artık tekerrüre esas olmayacaktır.  

 

İstinaf Başvurusu, Süre, Usul ve Süreç

 

Kural olarak istinaf davası kendiliğinden açılamadığından, “Davasız yargılama olmaz” ilkesi uyarınca, bu konuda bir talep şarttır. İstinaf başvurusu, hükmün açıklanmasından itibaren 7 (yedi) gün içinde, hükmü veren mahkemeye veya bu mahkemeye verilmek üzere aynı derecede başka bir mahkemeye yapılmalıdır. Başvuru dilekçesinde imza eksikliği varsa mahkemenin bunu tamamlattırması gerekir. (Yargıtay HGK-1980/7-1677-1983/328) Duruşmada beyanda bulunmak ve tutanağa bağlanarak hâkime onaylattırılmak suretiyle de yapılabilir. Tutuklu (başka suçtan hükümlü dâhil) sanık ise, duruşmada kâtibe veya cezaevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya cezaevi yönetimine dilekçe vererek başvuru yapabilir. (CMK 263) İstinaf başvurusu süresinde yapılırsa hüküm kesinleşmez ve infaz edilmez.

 

7 günlük istinaf süresinin başlangıcı, hükmün açıklandığı duruşmaya katılıp katılmama durumuna göre değişebilir. Örneğin sanık son duruşmaya katılmışsa, kısa hükmün açıklanmasından itibaren; katılmamışsa, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 7 günlük süre başlar. Gerekçeli karar tebliğ edilmeden istinaf başvurusu yapmak isteyen taraf, 7 gün içinde süre tutum dilekçesi; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren ise 7 gün içinde gerekçeli istinaf dilekçesi vermek zorundadır. Karar duruşmasında gerekçe tümüyle açıklanmamışsa, hükme karşı süre tutum dilekçesi verilmesinden, yani hâkimin havalesinden itibaren 7 gün içinde gerekçeli karar tebliğ edilmelidir. 

 

Cumhuriyet savcısı, sanık, katılan, katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görenler (davadan haberdar edilmediği için katılma talebinde bulunmamış olanlar), müdafi/vekil, sanığın yasal temsilcisi ve eşi, lehe veya aleyhe başvuru hakkına sahiptir. Avukat, vekâletini üstlendiği kişinin açık arzusuna aykırı olmamak şartıyla başvuru yapabilir. (CMK 260 ila 263) 15 yıl ve daha fazla hapis cezasına dair hüküm, bölge adliye mahkemesince resen incelendiği için, başvuru yapılmasa bile dosya istinaf mahkemesine gönderilir. Bu tür otomatik istinafta, içtima sonucu tayin edilen toplam cezaya değil, içtimaya dâhil her bir mahkûmiyet hükmündeki ceza miktarına bakılır. (Yargıtay CGK-2005/5-52-2005/45)

 

Başvuru hakkına sahip kişilerin başvuru dilekçesi veya beyanında sebep ve gerekçe gösterme zorunluluğu yoktur. Dilekçede istinaf sözcüğünün geçmesi şart olmayıp, kararın üst mahkemece incelenmesi isteğinin ortaya konması ve dilekçe bütünlüğünden istinaf talebinin anlaşılması yeterlidir. Örneğin “usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasını talep ediyorum” ibaresi gibi. Cumhuriyet savcısı ise, başvurma nedenlerini ve gerekçelerini istinaf dilekçesinde açıkça belirtmek zorundadır. Böylece yapılan başvurunun sanık lehine mi yoksa aleyhine mi olduğu, hükümlerden hangisi için istinafa başvurduğu hususundaki tereddütler giderilmiş olacaktır. Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun içeriği hususunda tereddüt varsa sanığın lehine kabul edilir. (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu-1941/25-1941/45)      

 

Cumhuriyet savcısının başvurusu, ilgili taraflara tebliğ edilir. İlgililer, tebliğden itibaren 7 gün içinde bu başvuruya karşı yazılı cevaplarını bildirebilirler. Keza mahkemece kabul edilen istinaf dilekçesi veya beyan tutanağının bir örneği karşı tarafa tebliğ edilir. Karşı taraf, tebliğden itibaren 7 gün içinde yazılı cevabını verebilir. Karşı taraf sanık ise, bir tutanağa bağlanmak üzere kâtibe yapılacak beyanla da cevabını verebilir. Böylece kanun yolu aşamasında çeliş­meli muhakeme ve silahların denkliği ilkelerine uyulmuş olunur. Tebliğ ve cevap için belirlenen süreler bittikten sonra dosya, istinaf formu düzenlenerek bölge adliye mahkemesine gönderilir. 

 

İstinaf Başvurusunun Reddi

 

İstinaf başvurusu; süresinde yapılmamışsa, istinaf yolu kapalı bir hükme karşı yapılmışsa veya başvuru hakkı bulunmayan kişiler yapmışsa, hükmü veren mahkemece ret kararı verilir ve Cumhuriyet savcısı ya da ilgililere tebliğ edilir. Tebliğden itibaren 7 gün içinde ret kararına karşı bölge adliye mahkemesine itiraz edilebilir. Bu durumda dosya bölge adliye mahkemesine gönderilir. Ancak bu nedenle hükmün infazı ertelenemez. Bölge adliye mahkemesinin bu konudaki kararı kesindir.   

 

Eski Hale Getirme

 

Eski hale getirme (CMK md.40), kusuru olmaksızın (örneğin kanun yoluna başvuru hakkının bildirilmemesi veya tebliğ edilmemesi gibi) bir süreye uyamayan kişinin kaybettiği hakkı ona yeniden sağlama olanağıdır. Kişinin mücbir (zorlayıcı) sebepler; yani dıştan gelen, kişinin bilinç ve iradesinin sonucu olmayan, karşı koyamayacağı ve önleyemeyeceği bir kuvvetin etkisiyle veya kişinin sakınma olanağı bulunmayan kaza, deprem, sel, hastalık gibi önceden öngörülmeyen ve önlenebilmesi mümkün olmayan genel olarak dış etkenlerin sonucu oluşan hallerdir. Eski hale getirme dilekçesi, engelin kalkmasından itibaren 7 gün içinde, kusurun olmadığına dair olgular belirtilerek ve varsa belgeler eklenerek (örneğin hastalığı nedeniyle hastanede yattığına ilişkin doktor raporu) hükmü veren mahkemeye verilir. Kabul kararı kesindir. Ret kararına itiraz edilebilir. Eski hale getirme dilekçesi, kararın infazını durdurmaz; ancak mahkeme, infazı erteleyebilir. İstinaf yolu açısından ise; sanık, yokluğunda aleyhine hüküm verilmişse eski hale getirme talebinde bulunabilir. Eski hale getirme süresi içinde istinaf süresi işler. Sanık, ayrıca istinaf talebinde de bulunması gerekir. Bu durumda istinaf talebiyle ilgili işler, eski hale getirme istemi hakkında karar verilinceye kadar ertelenir.

 

Başvuruda Yanılma (CMK 264)

 

Kanun yolu veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz. Örneğin istinaf yerine temyiz başvuru­sunda bulunulmuş olması veya dilekçede “Ankara Bölge Adliye Mahkemesi” yerine “Yargıtay” yazılması halinde, diğer koşulların varlığı halinde, bu başvuru kabul edilecektir. Bu durumda başvurunun yapıldığı makam, başvuruyu derhal görevli ve yetkili makama gönderir. Fakat bu konudaki yanılma, Cumhuriyet savcısı için geçerli değildir. (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı-1962/2-1962/1)

 

Cumhuriyet Savcısının Başvurusunun Kapsamı (CMK 265)

 

Cumhuriyet savcısı tarafından aleyhe yapılan başvuru, sanık lehine bozulabilir veya değiştirilebilir. Ancak sanık lehine istinafa başvurulduğunda, yeniden verilen hüküm önceki hükümle verilen cezadan daha ağır olamaz.  

 

Sanığın yararına olan hukuk kurallarına aykırılık, istinaf aşamasında sanık aleyhine hükmün bozdurulması için Cumhuriyet savcısına hak verir mi? Bu konuda CMK’da açık bir düzenleme olmamakla birlikte, temyize ilişkin hükümler arasında yer alan CMK 290’daki kural kıyas yoluyla uygulanmalıdır. Bu durumda sanığın yararına olan hukuk kurallarına aykırılık, sanık aleyhine hükmün bozdurulması için Cumhuriyet savcısına hak vermemektedir.

 

İstinaf Başvurusundan Vazgeçme (CMK 266)

 

Bölge adliye mahkemesince karar verilinceye kadar istinaf başvurusundan vazgeçilebilir. Fakat Cumhuriyet savcısı tarafından sanık lehine yapılan başvurudan, sanığın rızası olmaksızın vazgeçilemez. Müdafi veya vekilin başvurudan vazgeçebilmesi için, vekâletnamede bu hususta özel yetki bulunmalıdır. İstinaf başvurusundan vazgeçme halinde başvurma hakkı düşe­ceğinden dolayı artık istinaf yoluna gidilemez.

 

CMK md. 150/2 uyarınca kendisine zorunlu müdafi (CMK) atanan sanık yararına istinafa başvurulduğunda veya başvurudan vazgeçildiğinde sanık ile müdafiin iradesi çelişirse, müdafiin iradesi geçerli sayılır.

 

Bölge Adliye Mahkemesindeki İşlemler

 

Dava dosyası, bölge adliye mahkemesine geldiğinde görevli ceza dairesine teslim edilir. Daire tarafından, varsa tebligat eksiklikleri giderilir.

 

Ön İnceleme

 

Öncelikle dosya üzerinden ön inceleme yapılır. Ön incelemede tutuklunun tahliyesine de karar verilebilir. Ön inceleme sonunda, itiraz yolu açık olmak üzere şu kararlardan birisi verilir:

 

  • Yetkisizlik halinde dosyanın yetkili bölge adliye mahkemesine gönderilmesi.
  • İstinaf başvurusu; süresinde yapılmamışsa, istinaf yolu kapalı bir hükme karşı yapılmışsa veya başvuru hakkı bulunmayan kişiler yapmışsa istinaf başvurusunun reddi.

 

İnceleme

 

Ön incelemeden geçen dosya ve sunulan deliller, daire heyetince incelenir. Başvuranların istinaf dilekçesinde gerekçe göstermemesi halinde dosya tüm yönleriyle incelemelidir. Cumhuriyet savcısının gerekçe göstermemesi durumunda ise, savcıdan gerekçe göstermesini istenebilir. İncelemeden sonra şu kararlardan birisi verilir:

 

  • İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu saptanırsa istinaf başvurusunun esastan reddi, (Esastan ret)

 

  • CMK’nın 303/1 maddesinin;

     (a) Olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse, 

     (c) Mahkemece sabit görülen suçun unsurları, niteliği ve cezası hükümde doğru gösterilmiş olduğu hâlde sadece kanunun madde numarası yanlış yazılmış ise,

     (d) Hükümden sonra yürürlüğe giren kanun, suçun cezasını azaltmış ve mahkemece sanığa verilecek cezanın belirlenmesinde artırma sebebi kabul edilmemiş veya yeni bir kanun ile fiil suç olmaktan çıkarılmış ise birinci hâlde daha az bir cezanın hükmolunması ve ikinci hâlde hiç ceza hükmolunmaması gerekirse,

     (e) Sanığın açıkça saptanmış olan doğum ve suç tarihlerine göre verilecek cezanın belirlenmesinde gerekli indirim yapılmamış veya yanlış indirim yapılmış ise,

     (f) Artırma veya indirim sonucunda verilecek ceza süresi veya miktarının belirlenmesinde maddî hata yapılmış ise,

     (g) Türk Ceza Kanununun 61. maddesindeki sıralamanın gözetilmemesi yüzünden eksik veya fazla ceza verilmiş ise,

     (h) Harçlar Kanunu ile yargılama giderlerine ilişkin hükümlere ve Avukatlık Kanununa göre düzenlenen ücret tarifesine aykırılık mevcutsa,

 

ihlallerinin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi, (Düzeltilerek esastan ret)

 

  • Cumhuriyet savcısının istinaf yoluna başvurma nedenine uygun olarak mahkûmiyete konu suç için kanunda yazılı cezanın en alt derecesinin uygulanmasını uygun görmesi hâlinde, hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi, (Düzeltilerek esastan ret)

 

  • Başka bir araştırmaya ihtiyaç duyulmadan cezayı kaldıran veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsî sebeplere ya da şahsî cezasızlık sebeplerine bağlı olarak daha az ceza verilmesini veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesini gerektiren hâllerde, hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, (Düzeltilerek esastan ret)

 

  • Olayın daha fazla araştırılmasına ihtiyaç duyulmadan davanın reddine karar verilmesi veya güvenlik tedbirlerine ilişkin hatalı kararın düzeltilmesi gereken hâllerde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi, (Düzeltilerek esastan ret)

 

  • İlk derece mahkemesinin kararında CMK’nın 289/1 maddesindeki g (hükmün gerekçesiz olması) ve h (savunma hakkının sınırlandırılması) bentleri hariç;
  1. Mahkemenin kanuna uygun oluşmaması,
  2. Kanun gereğince yasaklanmış hâkimin hükme katılması,
  3. Ret istemi kabul edilen hâkimin hükme katılması,
  4. Görevsiz ve yetkisiz mahkemenin davaya bakması,
  5. Duruşmada hazır bulunması gerekenlerin yokluğunda duruşma yapılması,
  6. Duruşmalı hükümde açıklık kuralının ihlal edilmesi,
  1. Hükmün hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delile dayanması,

 

bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesi, (Hükmün bozulması)

 

  • Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine, (Hükmün bozulması)

 

  • Diğer hâllerde, gerekli tedbirleri aldıktan sonra davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanması. (Davanın yeniden görülmesi)

 

Kovuşturma ve Duruşma

 

Daire, davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlama kararı verirse; daire başkanı veya görevlendireceği üye tarafından, CMK’nın 175. maddesine göre duruşma günü belirlenir ve gerekli tebligatlar yapılır. Aynı zamanda dairece, tanıklar ve bilirkişinin dinlenilmesine ve keşif yapılmasına karar verilir. Böylece davanın en kısa sürede sonuçlandırılmasını sağlayıcı önlemler alınır. Yeni delil ikame edilmesi mümkündür. Bu aşamada gerekirse tutuklama, tutukluluk halinin devamı, resen tahliye (Yargıtay CGK-2011/3-49-28), adli kontrol, zorla getirme, yakalama, iletişimin denetlenmesi ve tespiti vb. kararlar verilebilir. Tutukluluğun gözden geçirilmesi (CMK 108) ve tutukluluk için kanunda öngörülen azami süreler (CMK 102) istinafta da geçerlidir.

 

Hangi hallerde veya hangi ceza sınırlarında duruşma açılması gerektiğinde dair Kanunda belirtilmiş bir hüküm yoktur. Aslında CMK’nın 281/2 maddesindeki “Mahkemece, gerekli görülen tanıkların, bilirkişilerin dinlenilmesine ve keşfin yapılmasına karar verilir.” şeklindeki hüküm gözetildiğinde, ilk derece yargılama aşamasında hükmü etkileyecek hususlarda gerekli tanıkların dinlenmemesi, tanıklar arasındaki çelişkilerin giderilmemesi, eksik değerlendirme yapılması veya suçun kanıtlanması bakımından önemli tetkik ve tahliller yapılmaması ve bilirkişi dinlenilmemesi yahut keşif yapılmaması, sıkça başvurulan duruşma açılması sebepleri arasındadır. Keza maddi olayın hukuki nitelendirmesinde yanılgı veya cezanın belirlenmesine dair hukuka aykırılık bulunması da duruşma nedeni olabilir. 

 

Duruşma, CMK’nın duruşma hazırlığı (CMK md. 175 ila 181), duruşma (CMK md. 182 ila 222) ve karara (CMK md. 223 ila 232) ilişkin hükümlerine göre yürütülüp sonuçlandırılır. Ancak istinaf duruşmasında aşağıda belirtilen istisnalar uygulanır:

 

  • Duruşma, CMK’nın öngördüğü genel hükümlere göre başladıktan sonra görevlendirilen üyenin inceleme raporu anlatılır.
  • İlk derece mahkemesinin gerekçeli hükmü anlatılır.
  • İlk derece mahkemesinde dinlenilen tanıkların ifadelerini içeren tutanaklar ile keşif tutanakları ve bilirkişi raporu anlatılır.
  • Bölge adliye mahkemesi duruşma hazırlığı aşamasında toplanan delil ve belgeler, yapılmışsa keşif ve bilirkişi açıklamalarına ilişkin tutanak ve raporlar anlatılır.
  • Bölge adliye mahkemesi duruşmasında dinlenilmeleri gerekli görülen tanık ve bilirkişiler çağrılır.
  • Sanık, müdafii, katılan ve vekilinin davetiye tebliğ edilmesine rağmen duruşmaya gelmemesi hâlinde duruşmaya devam edilerek sanığın sorgu tutanakları anlatılmak suretiyle dava yokluklarında bitirilebilir. Ancak, 195 inci madde hükümleri saklı kalmak üzere (“Suç, yalnız veya birlikte adlî para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hâllerde sanığa gönderilecek davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır.), sanık hakkında verilecek ceza, ilk derece mahkemesinin verdiği cezadan daha ağır ise, her hâlde sanığın dinlenmesi gerekir.

 

Duruşma sonucunda bölge adliye mahkemesi, istinaf başvurusunu esastan reddeder veya ilk derece mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurar. (CMK 223) Böylece temyiz yolu açık olanlar hariç, karar tarihi itibariyle hüküm kesinleşmiş olur. Kararın gerekçeli olması zorunludur. (CMK 230) Aksi durum, CMK’nın 289/1-g maddesine göre kanuna aykırılık sayılır.

 

Aleyhe Bozma Yasağı

 

İstinaf başvurusu sadece sanık lehine yapılmışsa, yani sanığın aleyhine istinaf talebi yoksa, “aleyhe bozma yasağı” uyarınca, bölge adliye mahkemesince verilen yeni hüküm, ilk derece mahkemesince verilen hükümle belirlenmiş cezadan daha ağır olamaz. Bu kural, gerek cezanın türü ve gerek süresi bakımından geçerli olup, suç niteliğine etkisi yoktur. Örneğin ağır ceza mahkemesince sanığa verilen 3 yıl hapis cezasına karşı yapılan istinaf başvurusuna karşı, katılan veya Cumhuriyet savcısınca aleyhe istinaf başvurusu yoksa, istinaf aşamasında daha ağır ceza verilecek olsa bile (örneğin 6 yıl), neticede 3 yıldan fazla hapis cezası verilemez.

 

İstinaf Mahkemesi Kararının Sirayeti

 

Dairenin verdiği kararın sanık lehine olması durumunda, uygulama olanağı varsa, istinaf yoluna başvurmayan aynı dosyadaki diğer sanıklar da lehe verilen karardan aynen yararlanırlar. Örneğin örgüte yardım olan suç vasfının yanlışlıkla örgüt üyeliği olarak nitelendirildiği tespit edilerek yerel mahkeme kararının kaldırılması durumunda bu karardan, istinaf başvurusu yapmamış diğer sanıklar da faydalanır.

 

Dosyanın Sonuçlanması ve İnfaz

 

Bölge adliye mahkemesince karar verilip kesinleşen dosya, temyiz yolu açık olanlar hariç, kararı veren ilk derece mahkemesine iade edilir. Yerel mahkeme, kararın içeriğine göre yeniden yargılama yapar veya hükmün infazı için Cumhuriyet başsavcılığına gönderir.

 

Temyizden farklı olarak, bölge adliye mahkemesinin verdiği karar ve hükümlere karşı direnilemez ve itiraz ve temyiz hariç, herhangi bir kanun yoluna gidilemez.

 

Olağanüstü İtiraz

 

CMK’nın 308/A maddesine göre, bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin verdiği kesin karara karşı, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığının, kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde kararı veren daireye itiraz etme yetkisi vardır. Sanığın lehine itirazda süre sınırı yoktur. Cumhuriyet başsavcılığı re’sen harekete geçebileceği gibi, katılan veya sanık ya da müdafi/vekil de, bu yönde talepte bulunması amacıyla Cumhuriyet başsavcılığına başvurabilir. Ceza dairesi, mümkün olan en kısa sürede itirazı inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı itirazı incelemek üzere ceza daireleri başkanlar kuruluna gönderir. Kurula gönderilen itiraz hakkında, kararına itiraz edilen dairenin başkanı veya görevlendireceği üye tarafından kurula sunulmak üzere bir rapor hazırlanır. Kurulun verdiği kararlar kesindir.

 

Sair Hususlar

 

İstinaf Aşamasında Uzlaşma Hükümleri Uygulanabilir Mi?

 

İstinaf yargılamasında fiilin uzlaşma kapsamında bulunduğu anlaşılırsa, uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerekir.

 

HAGB Kararına Karşı İstinaf Yoluna Başvurulabilir Mi?

 

İstinaf yoluna başvurmak için hükmün açıklanması gerektiğinden, hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı verilmesi halinde ortada hukuken sonuç doğuran bir hüküm olmadığı için istinaf yoluna başvurulamaz. (Aksi yönde görüş;Yenisey/Nuhoğlu,s.897)

 

Bölge Adliye Mahkemesi HAGB Kararı Verebilir Mi?

 

Bölge adliye mahkemesi, ilk derece mahkemesi hükmünü kaldırarak yeni hüküm kurabilir ve bu kapsamda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) kararı verebilir. Bu karara itiraz edilebilir.

 

İçtihat Farklılıkları Giderilebilir Mi?

 

Farklı istinaf ceza dairelerinin kararları arasında çıkabilecek içtihat farklılıkları giderilebilir. Bu konuda, 5235 sayılı Kanun’un 35/3 maddesine göre Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulu’na yetki verilmiştir. Re’sen, ilgili ceza dairesi, Cumhuriyet başsavcısı veya istinafa başvurma hakkı bulunanlar, benzer olaylarda ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında ya da daire ile başka bir ceza dairesince verilen kesin kararlar arasında uyuşmazlık bulunduğunu iddia eder ve gerekçeli olarak uyuşmazlığın giderilmesini isterlerse, Başkanlar Kurulu kendi görüşlerini ekleyerek, bu uyuşmazlık hakkında karar verilmesi için Yargıtay’dan talepte bulunmakla yükümlüdür. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca, talep hakkında uyuşmazlık bulunduğuna kanaat getirilirse ilgili ceza dairesinden karar verilmesi talep edilir. Uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin daire kararı kesindir. 

 

İstinaf Mahkemesi Kararlarına Karşı İtiraz Yoluna Başvurulabilir Mi?

 

Örneğin istinaf mahkemesinin gözlem altına alma, beden muayenesi, tutuklama, tutukluluk halinin devamı, adli kontrol gibi verdiği kararlara ilişkin itiraz yoluna başvurulabilir. Ceza dairesinin verdiği karara yapılan itirazlarda; üyenin kararını görevli olduğu dairenin başkanı, daire başkanı ile ceza dairesinin kararını numara itibarıyla izleyen ceza dairesi; son numaralı daire söz konusu ise birinci ceza dairesi inceler. (CMK md.268/3-e)

 

Temyizin İstinaftan Farkı Nedir?

 

İstinaf ile temyizin birbirinden ayrılmasına neden olan en önemli özellik, istinafta gerektiğinde delil de incelenerek esas hakkında yeni bir kararın verilmesi mümkünken; temyizde delillerle temas edilerek öğrenme muhakemesinin gerçekleştirilememesidir. Temyiz sebebi, ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir. Maddi sorununun doğru çözülüp çözülmediği temyiz kapsamında denetlenemez. Temyiz başvurusunda temyiz sebeplerinin gösterilmemiş olması temyiz isteminin reddini gerektirir.

 

CMK 289’daki haller hariç tem­yizde, hükmün hukuka uygunluğunun denetimi ileri sürülen sebeplerle sınırlıdır. İstinafta ise mahkeme denetim yaparken ileri sürülen sebeplerle bağlı değildir; kendiliğinden her tür araştırmayı yaparak hükmü inceleyip bir karar verebilir. Temyiz mahkemesi ile istinaf mahkemesinin verdiği kararlar da farklıdır. Zira istinaf mah­kemesi işin esasına hükmedebilirken, temyiz mahkemesinin, bazı sınırlı durumlar dışında böyle bir yetkisi yoktur.

 

Bozma Kararı Üzerine Yeniden Yapılacak Yargılamada İlk Derece Mahkemesi Serbestçe Yeni Hüküm Kurabilir Mi?

 

CMK’da, bozma kararından sonra ne şekilde hareket ede­bileceğine ilişkin düzenleme yoktur. Bu durumda, CMK’nın 307/1 maddesindeki “davaya yeniden bakacak mahkemenin işlemleri” ile ilgili kurallar uygulanmalıdır. Bu kapsamda, bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak olan ilk derece mahkemesi duruşma açarak, ilgili taraflara bozmaya karşı diyeceklerini sormalıdır. İlk derece mahkemesi, yeni yargılamada tüm işlemleri değil, sadece gerekli gördüğü işlemleri yapmalıdır. Yerel mahkeme, bozma kararının gereğini yerine getirdikten sonra serbestçe yeni hüküm kurabilir. Örneğin bozma öncesi sanık hapis cezasıyla cezalandırılmış olsa bile, bozma sonrası yapılan yeni yargılamada beraat kararı verilebilir.

 

17.07.2020

 

 

Kontrol Formu

 

İstinaf

Ay

AİHS

TCK

CMK

İstinaf yolu açık hükümler

 

 

 

272/1

15 yıl ve daha fazla hapis cezası resen incelenir

 

 

 

272/1

Hükme etkili olan mahkeme kararlarına karşı başvuru

 

 

 

272/2

İstinaf yolu kapalı hükümler (kesin kararlar)

 

 

 

272/3

Kesin hükümler tekerrüre esas olmaz

 

 

 

272/3

İstinaf talebi 7 gün içinde yapılır

 

 

 

273/1

Süre tutum ile gerekçeli istinaf dilekçesinin uyumlu olması

 

 

 

273/1

Başvuru hakkına sahip olanlar

 

 

 

260

Başvuruda sebep ve gerekçe zorunluluğu yoktur

 

 

 

273/4

Savcının başvurusu gerekçeli olmalıdır. Tereddüt varsa sanık lehinedir

 

 

 

273/5

Savcının başvurusu ilgililere tebliğ edilir. 7 gün içinde cevap verilebilir

 

 

 

273/5

İstinaf başvurusu karşı tarafa tebliğ edilir. 7 gün içinde cevap verilebilir

 

 

 

277/1

İstinaf başvurusunun reddi

 

 

 

276

Eski hale getirme

 

 

 

274

Başvuruda yanılma

 

 

 

264

Yanılma, savcı için geçerli değildir

 

 

 

264

Dosyanın bölge adliye mahkemesine (BAM) gönderilmesi

 

 

 

277/2

BAM dosya kaydı ve tebligat eksiklikleri

 

 

 

278

Ön inceleme

 

 

 

279

İstinaf başvurusundan vazgeçme

 

 

 

266/1

Savcının sanık lehine başvurusunda vazgeçmede sanığın rızası

 

 

 

266/1

Müdafi/vekilin vazgeçmesinde vekaletnamede özel yetki

 

 

 

266/2

İnceleme (dosya ve deliller incelenir) + BAM kararları

 

 

 

280/1

Kovuşturma ve duruşma hazırlığı

 

 

 

281

Duruşma esasları ve istisnalar

 

 

 

282

Daha ağır ceza verilecekse sanık mutlaka dinlenir

 

 

 

282

Duruşma sonunda gerekçeli karar zorunluluğu

 

 

 

280/2

Sanık lehine verilen kararların diğer sanıklara sirayeti

 

 

 

280/3

Savcının, sanık lehine başvurması durumunda aleyhe bozma yasağı

 

 

 

265

Aleyhe bozma yasağı

 

 

 

283

Direnme yasağı ve dosyanın kesinleşmesi

 

 

 

284

Temyiz başvurusu veya infaz

 

 

 

284

Olağanüstü itiraz

 

 

 

308/A

İçtihat farklılıkları

 

 

 

 

İstinaf aşamasında lehe yasa değişikliği (uzlaşma vb.)

 

 

 

 

Bozma sonrası yargılamada usul hükümleri

 

 

 

307

 

_____________________________________________________________________________________________

 

KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI, BAŞVURU VE ŞİKAYET YOLLARI

 

Anayasa’nın 20 ve AİHS’in 8. maddeleri uyarınca herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir. Anayasa’nın 20/3 maddesine göre herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin (Kişisel veri: Kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi, 6698 s.k.-md.3/1-d) korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir.

 

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun 3/1-ı maddesine göre veri sorumlusu: Kişisel verilerin işleme amaçlarını ve vasıtalarını belirleyen, veri kayıt sisteminin (kişisel verilerin belirli kriterlere göre yapılandırılarak işlendiği kayıt sistemi) kurulmasından ve yönetilmesinden sorumlu olan gerçek veya tüzel kişidir.  

 

Kişisel verisi işlenen gerçek kişiler (ilgili kişi), veri sorumlusuna başvurarak kendisiyle ilgili; kişisel veri işlenip işlenmediğini öğrenme, varsa buna ilişkin bilgi talep etme, kişisel verilerin işlenme amacını ve bunların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme, yurt içinde veya yurt dışında kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişileri bilme, kişisel verilerin eksik veya yanlış işlenmiş olması hâlinde bunların düzeltilmesini isteme, kişisel verilerin silinmesini veya yok edilmesini isteme, işlenen verilerin münhasıran otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesi suretiyle kişinin kendisi aleyhine bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme, kişisel verilerin kanuna aykırı olarak işlenmesi sebebiyle zarara uğraması hâlinde zararın giderilmesini talep etme gibi haklarına sahiptir. (6698 s.k.-md.11)

 

Kişisel verilere ilişkin suçlarda, TCK’nın 135 ila 140. maddeleri uygulanmaktadır.

 

6698 sayılı Kanun ile verilen görevler, Kişisel Verileri Koruma Kurumu tarafından yerine getirilir. Başvuru formu, kılavuz ve online şikayet modülü, KVKK’nın internet sitesinde mevcuttur. (www.kvkk.gov.tr)    

 

Başvuru ve Şikâyet Aşamaları    

 

Veri sorumlusuna başvuru (md.13): İlk aşamada, Veri Sorumlusuna Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ’e göre, 6698 sayılı Kanun’un uygulanmasıyla ilgili talepler yazılı olarak veya elektronik ortamda (e-Devlet) veri sorumlusuna iletilir. Veri sorumlusu, en geç 30 gün içinde başvuruyu sonuçlandırır ve kabul veya gerekçeli ret kararını yazılı veya elektronik ortamda başvurucuya bildirir. Talep kabul edilirse veri sorumlusunca gereği yapılır.

 

Kişisel Verileri Koruma Kurulu’na şikâyet (md.14-15): Başvurunun reddedilmesi, cevabın yetersiz bulunması veya başvuruya süresinde cevap verilmemesi durumlarında; 30 gün ve her halde başvuru tarihinden itibaren 60 gün içinde Kişisel Verileri Koruma Kurulu’na (KVKK) şikâyette bulunulabilir. Kişilik hakları ihlal edilenlerin, genel hükümlere göre tazminat hakkı saklıdır. Kurul tarafından başvurucuya cevap verilir. Eğer şikâyet tarihinden itibaren 60 gün içinde cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır.

 

İdari yargı: İdari başvuru yolu tüketilmesine rağmen sonuç alınamazsa, süresi içinde yetkili idare mahkemesi nezdinde dava açılabilmektedir.   

 

_____________________________________________________________________________________________

 

BASİT YARGILAMA USULÜ HAKKINDA BİLGİ NOTLARI (CMK 251-252)

 

Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı 2 yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulü uygulanabilir.

 

Uygulama Prosedürü

 

  1. Bu usulün uygulanmasına karar verildiği takdirde mahkemece iddianame; sanık, mağdur ve müştekiye tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını 15 (onbeş) gün içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir. Tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği de belirtilir. Ayrıca mahkeme, gereken belgeleri toplar.  
  2. Beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra duruşmasız ve savcının görüşü alınmaksızın, TCK 61 maddesi dikkate alınarak; CMK 223’teki beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbiri, davanın reddi veya düşme kararlarından birisi verilebilir. Eğer mahkûmiyet verilirse sonuç ceza ¼ oranında indirilir. Hükümde itiraz usulü ve itirazın sonuçları belirtilmelidir.
  3. Koşulları bulunması halinde; kısa süreli hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilebilir veya hapis cezası ertelenebilir ya da sanık tarafından yazılı olarak karşı çıkılmaması halinde HAGB kararı verilebilir.
  4. Mahkeme gerekli görürse, bu usule göre hüküm verilene kadar her aşamada duruşma açarak genel hükümler uyarınca yargılama yapabilir.
  5. Yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, sağır ve dilsizlik halleri ile soruşturma/kovuşturma yapılması izne (4483 sayılı Kanun gibi) ya da talebe bağlı suçlarda bu usul uygulanmaz.
  6. Basit yargılama usulü kapsamına giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması halinde bu usul uygulanmaz.

 

İtiraz ve Genel Hükümlere Göre Yargılama

 

  1. Bu usule göre verilen hükümlere karşı itiraz edilebilir. Süresinde itiraz edilmezse kesinleşir. İtiraz edilirse hükmü veren mahkemece duruşma açılır, taraflara şerhli davetiye çıkarılır ve genel hükümlere göre yargılama yapılır. Taraflar gelmese bile duruşma yapılır ve basit yargılama usulüne göre verilen hükümle bağlı olmaksızın, yokluklarında hüküm verilebilir. Bu hükme karşı genel hükümlere göre kanun yoluna başvurulabilir. Duruşmadan önce itirazdan vazgeçilirse duruşma yapılmaz ve itiraz edilmemiş sayılır.
  2. Sanık dışındaki kişiler tarafından itiraz yapılırsa, ¼ oranındaki indirim korunur.
  3. İtiraz üzerine verilen hüküm sanık lehine olursa ve bu hususların itiraz etmemiş diğer sanıklara da uygulanma olanağı varsa, bu sanıklar da itiraz etmiş gibi karardan yararlanır.
  4. İtirazın süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan kişi tarafından yapıldığı değerlendirilirse dosya, CMK 268/2 uyarınca itirazı incelemeye yetkili mahkemeye gönderilir. Yetkili mahkeme burada sadece şekil yönünden inceleme yapar.

 

_____________________________________________________________________________________________

 

SERİ MUHAKEME USULÜ HAKKINDA BİLGİ NOTLARI (CMK 250)

 

Soruşturma sonunda, kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanacak suçlar:

 

  1. Hakkı olmayan yere tecavüz (TCK 154/2-3)
  2. Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması (TCK 170)
  3. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma (TCK 179/2-3)
  4. Gürültüye neden olma (TCK 183)
  5. Parada sahtecilik (TCK 197/2-3)
  6. Mühür bozma (TCK 203)
  7. Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan (TCK 206)
  8. Kumar oynanması için yer ve imkân sağlama (TCK 228/1)
  9. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması (TCK 268)
  10. 6136 sayılı Kanun md. 13/1-3-5, 15/1-2-3
  11. 6831 sayılı Kanun md. 93/1
  12. 1072 sayılı Kanun md. 2
  13. 1163 sayılı Kanun md. Ek-2/1-1  

 

Uygulama Prosedürü

 

Savcılık aşaması

 

  1. Cumhuriyet savcısı veya kolluk, seri muhakeme usulü hakkında şüpheliyi yazılı olarak bilgilendirir.
  2. Savcı, seri muhakeme usulünü şüpheliye teklif eder. (kolluk teklif edemez) Şüpheli, müdafi huzurunda teklifi kabul ederse bu usul uygulanır.
  3. Savcı, TCK’nın 61/1 maddesindeki ölçütlere göre, suçun tanımındaki cezanın alt ve üst sınırı arasında temel ceza tespit eder ve bu temel cezadan ½ oranında indirim uygulayarak sonuç yaptırımı ve güvenlik tedbirlerini belirler. Savcı tarafından, koşulları bulunması halinde, belirlenen hapis cezası TCK 50’ye göre seçenek yaptırımlara çevrilebilir veya TCK 51’ye göre ertelenebilir ya da CMK 231 maddesi kıyasen uygulanabilir.
  4. Savcı, şüpheli hakkında bu usulün uygulanmasını yazılı olarak görevli mahkemeden talep eder. Talep yazısında; şüphelinin kimliği ve müdafii, mağdurun kimliği, isnat edilen suç ve kanun maddeleri, suçun işlendiği yer, tarih ve zaman, şüpheli tutuklu ise gözaltı ve tutuklama tarihleri ile bunların süreleri, olayların özeti, şüphelinin müdafi huzurunda teklifi kabul ettiğine dair açıklama, belirlenen yaptırım, TCK 50 veya 51 ya da CMK 231 uygulanmışsa bunlara dair hususlar ve güvenlik tedbirleri mutlaka gösterilmelidir.

 

Mahkeme aşaması

 

  1. Görevli mahkeme, belirlenen duruşma gününde şüpheliyi müdafi huzurunda dinler ve koşulların oluştuğu kanaatine varırsa, savcının talebi doğrultusunda hüküm kurar; aksi halde talebi reddeder ve genel hükümlere göre soruşturma yapılması için dosyayı savcılığa gönderir. Ret kararına itiraz edilebilir.
  2. Şüpheli, mazeretsiz olarak duruşmaya gelmezse bu usulden vazgeçmiş sayılır.

 

Diğer hususlar

 

  1. Bu usul herhangi bir nedenle tamamlanamaz veya genel hükümlere göre soruşturma yapılması için dosya savcılığa gönderilirse, şüphelinin bu usulü kabul ettiğine ilişkin beyanları ile bu usulün uygulanmasına ilişkin diğer belgeler, takip eden soruşturma ve kovuşturmada delil olarak kullanılamaz.
  2. İştirak halinde işlenen suçlarda şüphelilerin tamamının bu usulü kabul etmesi şarttır.
  3. Yaş küçüklüğü ve akıl hastalığı ile sağır ve dilsizlik hallerinde bu usul uygulanmaz.
  4. Beyan edilen adreste bulunamama, yurtdışında olma veya başka nedenle şüpheliye ulaşılamazsa bu usul uygulanmaz.

 

 



Anasayfa

Kurumsal

Ekibimiz

İletişim

Serbay Interactive